Ellerin titrer bi sigara yakarsın, gözyaşların ıslatır sigaranı, hiç bi haber yok ki senden. Dakikalar sanki ileri değil geriye doğru gider. Burnunu kazağının koluna silersin, çünkü bir tane bile kuru peçete kalmamıştır. Milyonlarca ıslak peçete durur yanıbaşında. Neden durmaz o gözyaşları bi türlü? Neden gidenler hiç geri gelmez? Neden gelirken hayatına girebilir miyim diyip giderken hiç sormazlar yapabilir misin diye. Neden gitmek bu kadar kolaydır, olan kalana olur? Kendini kapkaranlık çıkmaz sokakları olan bomboş bi şehirde gibi hissedersin. Elin kolun bağlanır, caddenin sonuna dikersin gözlerini, gelir mi diye.. Kimseye açılamazsın, kendini bitik hissedersin. Zangır zangır titrersin. En sevdiğin şey bile o an en sevmediğin şey haline gelir. Yazabilirsin sadece, içindeki o zehri akıtabilmek için. Beklersin beklersin belki günlerce, haftalarca, aylarca hatta yıllarca ama hiçkimse gelmez. Napıcağını bilemezsin öyle boş boş bakarsın duvarlara. O ana kadar dost dediğin insanlar o gün gelir seni aramaz olurlar. Kimse sormaz sana nasıl oldun diye, sen sadece sıradan birisindir artık onların gözünde. Hiç karşılaşmamışsınız gibi, yoldan geçen herhangi biri gibi.. Yaşarken ölmek tam da budur işte.
Mutsuzken her zaman yanlızsındır. Eğer yanlız değilsen bile kimse acına ortak olamaz zaten. Kimse kimse için sonsuza dek var olamaz. Keşke hiç başlamasaydı dersin biterken.
”Bittiğinde orda olmak istemiyorum. ” der içinden bir ses.
Bağırsan bile kimsenin sesini duymayacağını bildiğin için. Kimse yardıma gelmez çünkü. Bağırır bağırır susarsın. Ne diyeceğini de bilemezsin zaten, asla o doğru kelimeler ağzından çıkmaz çünkü. Boğazın düğümlenir. Cümle kuramazsın, ağzından sadece ”hayır” kelimesi çıkar. Yalnızlığın sesini dinlersin, bi tek o ses ortak olur zaten sana. Kalakalırsın. Dizlerini karnına çekersin, herşey cok soguk gelir, yerin dibine girmek istersin. Halının liflerinden başka acına ortak olan kimse yoktur. Yumruğunu sıkarsın, gözaltların bir dakika bile boş kalmaz. Ağlarsın, çünkü yapıcak başka bir şey yoktur o anda. Ağlayarak acını bastırmaya çalışırsın. Sesini birilerine duyurmaya çalışırsın. Ama kimse duymaz, çünkü kimse yok yanında senden başka… ve kendi elini avcunun içine alırsın dersin ki ” bari sen beni bırakma.”
Eskiden olduğum kişi olmak istemiyorum. Olamam, o kadar şeyi bi daha kaldıramam çünkü.