
”Onu düşünüyosun dimi? İlk zamanlar böyle olur Erdal. Kalbin sıkışır. Acaba şimdi napıyodur diye düşünürsün. Ellerin kupkurudur, çünkü onun ellerinde terlemiyodur artık. Göğsün hafifler,çünkü başı göğsünde değildir. Nefes almaya bile korkarsın,çünkü nefes aldığında onun kokusunu,saçlarının kokusunu çekmiceksindir içine”
(Source: verbialtdudak)
Keske aglarken yuzumu yastıga bastırmak yerine senin omzuna bastırabilseydim.
Ama bu neyi degistirirdi ki.
ohadiyorum:
Tüm gün “akşam olsun da bişeyler karalayayım onun için” diye düşünüp, kafamda bir sürü cümleler kurup durdum, ama açıp yazmaya başlayayım deyince aklımdaki her şey uçup gitti. Aslına bakarsan sana yazı yazmak, seni sana anlatmak gibi bir şey oluyor aynı zamanda. Bir de senin, bendeki halini….
Oha beni daha iyi anlatmazdi herhalde. bi dk lan yoksa ben mi yazdim bunu? sarhosken yazdim da hatirlamiyor muyum vay amk. bu kadar benzeyemez cunku. neyse yazinin daha fazla amina koymayayim sendeyiz yazi.
Bir anda dindar olunan anlar gibi mutlu oldugumda yuzune bakmadıgım tumblr’a mutsuz oldugumda götüm götüm geri dönüyorum.

Bu yazıyı çoğaltıp çevrendeki potansiyel kaltakların gözüne gözüne sokmak istiyorum sevgilim.
(Source: lovequotesrus, via ppendragon)